20070918

Nikon ve Sigma'dan Canon ve Tamron'a geçiş ve ürün çekim örnekleri.

İlk aldığım dSLR bir Nikon d70 idi. Hocalarım Cihat Aka ve Ahmet Oktay o zamanlar Fuji Finepix S2 ve S3 Pro ile Nikkor objektifler kullanıyorlar ve çok iyi sonuçlar alıyorlardı. Tabii bunda yetenek ve tecrübelerinin etkisi büyük, ama fotoğrafları incelerken normalde göze çarpmayan detaylara da iniyorduk ister istemez ve bu noktada Nikon gövde + Nikkor objektifler daha başarılı sonuçlar veriyordu. Tesadüftür ki beğendiğim çanta Canon idi ve d70 ve f70 gövdelerimi taşıyordu. Ancak aklım hep ilk dijital makinam olan Canon Powershot G1 'den aldığım keskin, harika kontrastlı siyah beyaz fotoğraflarda idi. Malezya'dan Türkiye'ye döndüğümde kısa bir süre d70 'i kullandıktan sonra bir türlü doğru düzgün fotoğraf çekemediğimi farkettim ve yeniden Canon 'a dönmeye karar verdim. Bir EOS 350d aldım. Bu 8mp başlangıç seviyesindeki makinayı hala tepe tepe kullanıyorum.

İlk aldığım sette iki tane Sigma makro objektif vardı; 70-300mm APO DG MACRO ve 50mm F2.8 EX DG . Bunlarla hiç iyi sonuçlar alamadım. Canon makinaların çektiği fotoğraflar genelde kontrastı yumuşak olduğu ve Sigma objektifler deyim yerindeyse pamuk gibi fotoğraflar çektiğinden özellikle ürün çekimlerindeki sonuçlarla baya bir uğraşmak gerekiyordu. Canon 'un 135mm lik SoftFocus objektifi bile bunlardan daha keskin sonuçlar veriyordu.

Neyse, lafı uzatmadan, elimdeki bütün Sigma objektifleri (8mm F3.5 EX DG balıkgözü dışında) elden çıkarttım ve bir Tamron SP AF17-35mm F/2.8-4 Di LD Aspherical (IF) geniş açı zoom ve Canon EF-S 60mm f/2.8 Macro USM aldım. İşte bundan sonra çektiğim fotoğraflardan tatmin olmaya başladım. Tamron 'un kontrast ve keskinliği Canon 'u çok güzel dengeliyor. 60mm makro objektif ise yakın plan çekimler ve portreler için mükemmel. Aşağıda bazı örnekler veriyorum, makina ve objektif almayı düşünenlere belki faydası olur (makrolar 300 dpi 8mp jpeg den alınmıştır):



1/160 f:9 ISO:200


1/200 f:20 ISO:100


1/200 f:14 ISO:100